Tahran, Washington ile yürütülen diplomatik süreçte arabuluculuğun sürdüğünü duyuruyor. İran İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Ali Zeynivend, devlet televizyonunda yayımlanan basın toplantısında konuya ilişkin açıklamalarda bulunuyor. Zeynivend, Pakistan’ın İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’nin Tahran ziyaretine dair bir soruya yanıt veriyor. Pakistan’ın arabuluculuk rolünün yoğun bir gayretle devam ettiğini söylüyor. Sözcü, birçok ülkenin sorunu çözmek ve tarafları yeniden anlayışa getirmek için çaba harcadığını ifade ediyor.
Zeynivend, iki ülke arasındaki sürecin aracısı konumundaki Pakistan’ın girişimlerini büyük bir gayretle sürdürdüğünü aktarıyor. Sorunları aşmak ve İslamabad Mutabakat Zaptı’na dönmek için uluslararası diplomatik çabaların hala devam ettiğini belirtiyor. Açıklamasında, “Birçok ülke bu sorunu çözmek ve tarafları yeniden anlayışa getirmek için çaba sarf etmektedir” diyor. Bu sözler, Tahran’ın diplomatik kanalları açık tutma yönündeki tutumunu yansıtıyor. İranlı yetkili, sürecin henüz sonuçlanmadığını ima eden bir dil kullanıyor. Zeynivend’in bu ifadeleri, arabuluculuğun hangi aşamada olduğuna dair net bir takvim vermekten kaçındığını gösteriyor. Taraflar arasındaki temasların yoğunluğu ise dikkat çekiyor.
Sözcü, 17 Haziran’da Pakistan’ın arabuluculuğunda imzalanan ancak uygulanmayan mutabakata dikkat çekiyor. Karşı tarafın imzasının itibarına değer verip anlaşmanın hükümlerine uyması gerektiğini söylüyor. “ABD, İslamabad mutabakatının maddelerine bağlı kalmalıdır” diyen Zeynivend, metnin İran’ın üst düzey bir kararı olduğunu ve liderlik tarafından onaylandığını kaydediyor. Taleplerinin karşı tarafın bu mutabakata geri dönmesi olduğunu dile getiriyor. Böylece Tahran, topu Washington’a atıyor. İran tarafı, mutabakatın kendi iç siyasetinde bağlayıcı bir metin olarak görüldüğünü ve geri adım atılmasının söz konusu olmadığını vurguluyor.
Pakistan’ın İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’nin önümüzdeki günlerde Tahran’a bir ziyaret daha gerçekleştireceği kaydediliyor. Bu ziyaret, arabuluculuk trafiğinin kesintisiz sürdüğünü gösteriyor. İran tarafı, diplomatik sürecin aracısı olarak Pakistan’ın rolüne vurgu yapıyor. Açıklamalar, iki başkent arasındaki temasların arka planında şekilleniyor. Tahran, mutabakatın uygulanması konusunda ısrarcı bir çizgi izliyor. Washington cephesinden ise henüz kamuoyuna yansıyan bir yanıt bulunmuyor. Sürecin seyri, önümüzdeki günlerde yapılacak temaslarla netlik kazanıyor. İranlı yetkililer, diplomatik kanalların açık kaldığını ve müzakerelerin kopmadığını her fırsatta dile getiriyor. Buna karşın somut bir ilerleme sağlanmış değil. Tarafların pozisyonları arasındaki mesafe, arabuluculuğun önemini artırıyor. Pakistan’ın rolü bu nedenle kritik görülüyor.





