Yapay zeka alanındaki küresel rekabet, iki süper gücün farklı güçlü yanlarıyla şekilleniyor. ABD, bilgi işlem kapasitesinde ezici bir üstünlük kurmuş durumda. Dünya genelindeki toplam yapay zeka hesaplama gücünün yaklaşık yüzde yetmiş beşi Amerikan elinde bulunuyor. Çin’in bu alandaki payı ise yüzde on dört seviyesinde kalıyor. Bu tabloyu yaratan temel etken, ABD’nin en ileri çip teknolojilerine erişimi ve binlerce sunucuyu barındıran veri merkezleri. Amerikan şirketleri çip tasarımı ile altyapı pazarında dünya çapında belirleyici konumda. Donanım tarafındaki bu hakimiyet, ülkeye yapay zeka sistemlerini eğitme ve çalıştırma noktasında ciddi bir avantaj sağlıyor.
Gelişmiş yapay zeka modellerinde Amerikan öncülüğü sürse de Çinli modeller hızla arayı kapatıyor. Kullanıcı oylarına dayanan sıralamalarda her iki ülkenin sistemleri başa baş bir tablo çiziyor. Gerçek kullanım verilerine bakıldığında ise Çin yapay zeka modellerinin işlem hacminde öne geçtiği görülüyor. Bu durumun arkasında Çin modellerinin daha düşük maliyetli olması ve açık ağırlıklı yapısıyla geliştiricilere sağladığı esneklik yatıyor. Son incelemeler, Çin yapay zeka sistemlerinin Amerikan rakiplerinin yalnızca birkaç ay gerisinde kaldığını gösteriyor. Bu modeller, pek çok gerçek dünya görevinde Amerikan muadilleriyle rekabet edebilecek düzeye ulaşmış durumda.
Altyapı yatırımlarında ise ABD rakibinin çok ilerisinde yer alıyor. Amerikan teknoloji devlerinin bu yıl yapay zeka altyapısına yüz milyarlarca dolar harcaması bekleniyor. Çinli teknoloji şirketlerinin toplam harcaması bu rakamın oldukça altında kalıyor. Buna karşın Çin tarafındaki harcama artış hızı dikkate değer bir seyir izliyor. Çinli firmaların sermaye harcamalarındaki yıllık artış oranı, Amerikalı devleri geride bırakıyor. Bu tablo, iki ülke arasındaki finansal uçurumun zamanla kapanabileceğine dair işaretler veriyor. Amerikan şirketleri çip, veri merkezi ve yetenek havuzuna daha fazla kaynak aktarma imkanını elinde tutuyor.
Akademik araştırmalar ve teknik yetenek yetiştirme konusunda Çin açık ara önde bulunuyor. Küresel yapay zeka yayınlarının önemli bir bölümünü üreten Çin, en üst düzey araştırmacıların çoğunun lisans eğitimini aldığı ülke konumunda. ABD ise dünya genelindeki en nitelikli yapay zeka araştırmacılarının kariyerlerini sürdürmek için tercih ettiği ana merkez olma özelliğini koruyor. Çin’de yetişen üst düzey yeteneklerin büyük bir kısmı çalışmalarını ABD’de sürdürüyor. Bu durum, iki ülke arasındaki rekabetin yalnızca teknoloji ve sermaye ile sınırlı olmadığını, insan kaynağının da belirleyici bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Çin araştırma hacmiyle farkı kapatırken, ABD finansal güç ve donanım üstünlüğüyle liderliğini sürdürüyor.





