Boyun ağrısını geçirmek umuduyla yapılan kütletme hareketleri, sanılanın aksine bir tedavi yöntemi değil. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi ve Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Özgür Yiğit, boyun kütletmenin tıbbi bir tedavi olmadığını açıkladı. Bu tür işlemlerin ancak hekim yönlendirmesiyle planlanabileceğini söyleyen Yiğit, “Birileri ağrıyı düzelttiğini iddia edebilir, birileri işitmeye iyi geldiğini söyleyebilir. Bunların hepsi deyim yerindeyse şarlatanlıktır.” dedi. Hekimden bağımsız yapılan müdahalenin hem tıbba hem hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Tedavi kararını yalnızca doktorun verebileceğini belirtti.
Fizyoterapistlerin bile tanı konmadan kendi başına hastaya müdahale edemeyeceğini kaydeden Yiğit, bu yetkinin ancak hekim gözetiminde kullanılabileceğini anlattı. Halkın bu ayrımı bilmesi gerektiğini söyledi. Ağrının altında birden çok neden yatabileceğini hatırlatan Yiğit, tanı koymadan yapılan her işlemin tedavi sayılamayacağını dile getirdi. “Her hareket, bu boyun kütletme olabilir, her ağrıya, her kas ve boyun ağrısına iyi gelemez.” diyen Yiğit, böyle bir mucize yöntem olsaydı hekimlere ihtiyaç kalmayacağını ifade etti. Çevreden duyulan “bana iyi geldi” sözlerine itibar edilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Yiğit, başkasında işe yarayan bir uygulamanın aynı rahatsızlığa sahip olmayan kişide zarara yol açabileceğini belirtti. Yanlış tedavinin sonuçlarının ağır olabileceğini vurguladı. Beyne pıhtı atmasından felç kalmaya, boyun omurlarının kırılmasına ve beyin sapının zedelenmesine kadar pek çok istenmeyen durumun ortaya çıkabileceğini söyledi. Hekimlerin hastayı uyuturken bile başı nazikçe hareket ettirdiğini hatırlatan Yiğit, vücuda yapılan her müdahalenin farklı etki doğurduğunu anlattı. Halka, piyasada “el aldım” diyen kişilere kanmamaları ve uzmanlara başvurmaları çağrısında bulundu.
Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Suat Turgut ise boyun kütletmenin yararlı bir eylem olmadığını söyledi. Boyundaki ani hareketin omurlara vereceği hasarın önceden kestirilemeyeceğini belirten Turgut, kişinin anatomik yapısının uygun olmayabileceğini anlattı. Kemik erimesine bağlı bir durum ya da boyun fıtığı bulunabileceğini dile getirdi. Turgut, bu işlemin solunum durması ve ani ölüm riski taşıdığını kaydetti.
Uzmanlar, boyun ağrısı çeken kişilerin çözümü rastgele hareketlerde değil, doğru tanı ve hekim denetimindeki tedavide araması gerektiğini vurguluyor. Tanı konmadan yapılan her müdahale, geçici rahatlama sağlasa bile altta yatan sorunu görünmez kılıyor. Bu da hem tedavinin gecikmesine hem de geri dönüşü olmayan hasarlara zemin hazırlıyor.





