Yörüngede kurulacak bilgi işlem altyapıları, ülkeler arasında yeni bir güç mücadelesinin kapısını aralıyor. Yapay zekanın işlem gücü açlığı, veri merkezlerini Dünya’dan uzaya taşıma projelerini hızlandırdı. ABD ve Çin, uzay tabanlı veri merkezlerine yönelik çalışmalarını şimdiden yoğunlaştırdı. Bu gelişme, gelecekte küresel dijital altyapının kimin kontrolünde olacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Uzay hukuku alanında çalışan avukat Joao Lupi, konuyu değerlendirdi. ABD ile Çin arasındaki uzay ve teknoloji rekabetinin çoktan başladığını söyledi. Lupi’ye göre SpaceX, Google ve NVIDIA bu sahada çalışmalarını daha da sıkılaştırdı. Çin’in de hızla ilerlediğini belirten Lupi, “Three-Body Computing Constellation” projesi kapsamında 2 bin 800 uydu için onay verildiğini aktardı. Bunlardan 12’sinin halihazırda yörüngede bulunduğunu kaydetti. Pekin’in 2026-2030 planında uzay tabanlı veri merkezlerine öncelikli uzay altyapıları arasında yer verdiğini ifade etti.
Lupi, bu alandaki asıl mücadelenin ticari bir yarıştan çok kontrol meselesi olduğunu vurguladı. “Küresel dijital altyapının bir sonraki katmanının sahibi kim olacak?” diye sordu. Yörüngedeki hakim bilgi işlem altyapısını işleten tarafın, işlem gücü hizmetlerini belirli aktörlere sunma ya da bu hizmetlerden mahrum bırakma imkanına sahip olabileceğini söyledi. Bu durumun ülkeler arası teknoloji rekabetini egemenlik mücadelesine dönüştürebileceğini dile getirdi.
Lupi, uyduların halihazırda iletişim, navigasyon, istihbarat ve enerji üretiminin yanı sıra komuta-kontrol sistemlerinin temelini oluşturduğunu hatırlattı. Uzaya taşınan veri merkezlerinin ise yeni bir veri ekonomisi oluşturduğunu belirtti. Bu durumun yargı yetkisi, egemenlik ve dijital özerklik gibi kavramları beraberinde getirdiğini söyledi. Olası saldırıların hedefi olma riskine ve artan uzay trafiğiyle birlikte zincirleme çarpışma tehlikesinin büyümesine işaret etti.
1967 tarihli Dış Uzay Antlaşması, uzayın barışçıl amaçlarla kullanılmasını gerektiriyor ve yörüngede kitle imha silahlarının bulundurulmasını yasaklıyor. Lupi, ancak uyduları devre dışı bırakmak, bozmak ya da imha etmek için tasarlanmış uydusavar silah sistemlerini yasaklayan bağlayıcı bir anlaşma bulunmadığını belirtti. Uzayda kurulacak bilgi işlem altyapılarının hukuki ve güvenlik boyutlarına ilişkin tartışmalar sürüyor.




