SON DAKİKA

SAĞLIK

Evde Hemodiyaliz Ölüm Oranını Düşürüyor

Sağlık Bakanlığı’nın evde hemodiyaliz uygulamasından ülke genelinde 1396 hasta faydalanıyor. Bu tedavi yöntemi, kronik böbrek hastalarının yaşam süresini ve yaşam kalitesini artırıyor. Uzmanlar, evde yapılan diyalizin merkez tedavisine kıyasla daha etkili sonuçlar verdiğini vurguluyor. Ankara’da ise 231 kişi bu hizmetten yararlanıyor. Tedavinin geçmişi 1960’lı yıllara kadar uzanıyor. Türkiye’de ise 2006’dan bu yana uygulanan bir yöntem olarak biliniyor. Sağlık Bakanlığı, 2010 yılında bu tedaviyi geri ödeme kapsamına aldı. Böylece yöntem, yalnızca tıbbi bir seçenek olmanın ötesine geçerek hastaların erişebildiği güvenceli bir tedavi haline geldi.

Kronik böbrek hastalığı, böbrek fonksiyonlarının kalıcı ve ilerleyici kaybı anlamına geliyor. Dünya genelinde 850 milyondan fazla insanı etkiliyor. Türkiye’de ise her 6 kişiden birinde görülüyor. Hastalığın en yaygın sebebi diyabet olarak biliniyor. İkinci sırada ise hipertansiyon yer alıyor. Diyabet hastalarının yaklaşık üçte birinde kronik böbrek hastalığı tespit ediliyor. Bu tablo, böbrek sağlığının korunmasının ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Hastalık sinsi ilerlediği için pek çok kişi, böbrek hasarı ciddi boyutlara ulaşana kadar durumunun farkına varamıyor.

Son dönem böbrek yetmezliğinde en ideal tedavi böbrek nakli olarak biliniyor. Ancak organ bağışındaki yetersizlikler ve her hastanın nakle uygun olmaması nedeniyle pek çok hasta merkez hemodiyalizine mahkum kalıyor. Hastaların yaklaşık üçte ikisi bu yöntemle yaşamını sürdürüyor. Merkezlerde haftada üç gün ve dört saat süren hemodiyaliz, böbreğin normal işlevlerinin yalnızca küçük bir kısmını karşılayabiliyor. Daha etkin bir tedavi için sürenin veya sıklığın artırılması gerekiyor. Ev hemodiyalizi tam bu noktada devreye giriyor. Hasta, tedavisini kendi evinde ve kendi yaşam düzenine uygun biçimde sürdürme imkanı buluyor.

Bilkent Şehir Hastanesi Nefroloji Kliniği’nden Doç. Dr. Ezgi Coşkun Yenigün, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ev hemodiyalizinin tedavi süresini uzatarak kan basıncı ve kansızlığın daha iyi kontrol edilmesini sağladığını belirtti. Kalp fonksiyonlarında iyileşmeler gözlemlendiğini aktardı. Hastaların diyaliz sonrası yorgunluk hissinin evde tedavide daha az olduğunu söyledi. Yenigün, bu yöntemin hastaların yaşam kalitesini yükselttiğini ve hayatta kalma sürelerini belirgin biçimde uzattığını, ölüm oranlarında da ciddi bir azalmaya yol açtığını ifade etti. Uzman, bu yöntemin hastalara sunulmuş önemli bir avantaj olduğunu vurguladı.

İlgili Makaleler