SON DAKİKA

KÜLTÜR & SANAT

Cumhuriyet Kitap 1908’inci sayıyla okur karşısında

Cumhuriyet Kitap dergisi 1908’inci sayısıyla yayımlandı. Derginin bu sayısının kapağında iki usta isim yer alıyor. Feridun Andaç, İtalyan yazar Italo Svevo’yu kaleme aldı. Gültekin Emre ise Dağıstanlı şair Resul Hamzatov’u anlattı. Dergi, Cumhuriyet gazetesiyle birlikte okurlara ulaşıyor. Her perşembe yayımlanan ek, bu hafta da edebiyat dünyasından iki ayrı coğrafyanın sesini buluşturuyor. Sayfalarında hem Avrupa’nın güneyinden gelen bir anlatı geleneğini hem de Kafkasya’nın dağlık coğrafyasından yükselen bir şiir mirasını yan yana taşıyor. Böylece okur, tek bir sayıda birbirinden uzak iki edebiyat iklimine aynı anda tanıklık ediyor.

İtalyan edebiyatının geç keşfedilen ismi Italo Svevo, 1861 ile 1928 yılları arasında yaşadı. İlk romanı Bir Yaşam 1892’de, Senilita ise 1898’de yayımlandı. Yazdıkları döneminde beklediği ilgiyi görmedi. Trieste’ye gelen James Joyce ile tanışması, yazın hayatındaki dönüm noktası oldu. Joyce’un özendirmesiyle edebiyatla barıştı ve psikanaliz penceresinden bakmayı benimsedi. Freud’un çalışmalarıyla yakından ilgilendi, Düşlerin Yorumu’nu İtalyancaya çevirdi. Kült yapıtı Zeno’nun Bilinci 1923’te yayımlandı. Bu gecikmiş tanınma, onun yazarlık serüvenini adeta baştan kurdu; okurlar tarafından yeniden okunmaya başlandı ve eserleri farklı dillerde dolaşıma girdi.

Svevo’nun yapıtları asıl ilgiyi 1985’te gördü. İtalyan yayıncılar o yılı “Svevo Yılı” ilan etti. Türk okurunun Svevo ile buluşması da bu yıllara denk düştü. Romanlarının ortak paydasında yalnızlık, iletişimsizlik ve yaşamın anlamsızlığı yer alıyor. Çevirmen Gül Işık, roman kişileri için yaşamın karşısında tutunamayan, varoluş mücadelesinde geride kalan ama kendini durmadan sorgulayarak ayakta kalabilen bir insan tipinin canlandırıldığını söyledi. Yazarın dünyasında akılcı bir bakış ile hoşgörülü bir Akdeniz duyarlılığı bir arada duruyor. Bu ikilik, Svevo’nun anlatımına hem keskin bir zihin hem de yumuşak bir insanlık tonu katıyor.

Derginin kapağındaki diğer isim, Dağıstanlı Avar şair Resul Hamzatov oldu. 1923 ile 2003 yılları arasında yaşayan Hamzatov, halk şairi Hamzat Tsadas’ın oğlu olarak dünyaya geldi. Çocukluğunda dinlediği halk masalları, söylenceler ve şarkıların yüreğinde iz bıraktığını dile getirmişti. Dağ yamaçlarından ve kale duvarlarından duyulan kılıç seslerini, kayalara oyulmuş yazıtları küçük halkının büyük tarihinin sayfaları olarak gördüğünü anlatmıştı. En güzel şarkılarını ülkesine adayan bir şairin mirasını taşıyor. Dizelerinde memleket sevgisi, dağların sessizliği ve halkının hafızası iç içe geçiyor; bu yönüyle Hamzatov, sözlü geleneğin modern şiirle buluştuğu bir köprü olarak okunuyor.

İlgili Makaleler